17 Haziran 2012 Pazar

Babanın erdemleri çocukların servetidir. 'Anatole France'


BEN HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM

Ben hayatta en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.


Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
Geldi mi de gidici -hep, heep acele işi-
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.
Atlastan bakardım nereye gitti,
Öyle öyle ezber ettim gurbeti.

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
Bi helallaşmak ister elbet, diğ'mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim,
Hayatta ben en çok babamı sevdim.

Can YÜCEL

  
TÜM BABALARIN VE BABA GİBİ HİSSEDENLERİN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!

10 Haziran 2012 Pazar

Kitaplıklar Demokrasinin Kaleleridir.


"Kitaplıklar Demokrasinin Kaleleridir. Fin Atasözü"

İstatistik için verilere yeteri kadar işkence edersen sonunda itiraf eder derler. 

Bir araştırmaya göre; her yüz Japondan 14'ü, İngiliz ve Fransızdan 21'i düzenli kitap okuyor. Ülkemizde ise sadece bin kişide biri kitap okurken televizyon izleme oranı yüzde doksanbeş. Kısacası okuma karnemiz zayıf !!

İstatistik için mini etek gibidir denir. Görünen kısım çok güzeldir ama asıl önemli kısımları gizlemeyi başarır :))  Neden mi?

Bir diğer araştırmaya göre; ülkelerin kişi başına düşen milligelir ve satınalma gücü sıralamasında ülkemiz 9.800 USD ile 68. sırada. İhtiyaç maddeleri sıralamasında 235. sırada yeralan insanımız kitaba ancak yılda 45 cent ayırabiliyor. Nüfusun yüzde kırkının hayatı boyunca kütüphaneye gitmediği ülkemizde en çok basılan üç kitabın sırasıyla Keloğlan Masalları, Nasrettn Hoca Fıkraları ve Anonim Türk Masalları olması da ilginçtir.

Hülasa, zenginlik olmayınca gelişmişlikte olmuyor.

Gelelim asıl konumuza; Genç edebiyat öğretmeni öğretmenler odasında "Doğum günümde kimse bana kitap almayacakmı? diye alenen duyurur. Her bin kişiden birinin kitap okuduğu ülkemizde bir kişi, daha da önemlisi önceliği kitap olan bir kadın :)) kitap istemiş. Ben de doğum gününde kitabımı aldım, pastamı da yaptım.


 Havva, kitaplarınla beraber uzun, mutlu ve sağlıklı yaşa !! 





4 Haziran 2012 Pazartesi

Eyvah !.. kızım 20 yaşında


Kızlarının, başları hep öne eğik gezdiği ülkemizde babaları tarafından önemsenen, ciddiye alınan ve erkek kardeşleriyle eşit muamele gören kızlar, yaşamları boyunca dimdik gezerler. Buket UZUNER

20’li yaşlar içinde büyük olmakla çocuk olmanın didiştiği bir sokak kavgasıdır.

Oda kapısının bir şerit metre gibi işaretlenmesini müteakip tarih atılan her boy ölçmenin bir şenlik havasında geçtiği günlerden başlayıpda sonrasının dörtnala geçeceği bir ömür…

Birde işin anne tarafı var. Aslında hiç büyümeyeceğini bilmesine bilirsiniz. Lakin içinizde yine de inceden bir burukluk kırıntısı, tarifsiz bir hüzün…

Uçup gidiş hüznü !

 
 Yolun açık olsun kızım biz hep yanındayız !

4 Nisan 2012 Çarşamba

meymene mesmene

Meymene mesmene : Sere serpe, canının çektiği gibi, kendisini engelleyen ve rahatsız eden bütün engeller kalkmış olarak..(Konya yöresi terim)
Edward N. Lorenzin 1963 yılında bilgisayar programı yardımıyla yaptığı hava durumu tahminlerinden elde ettiği bir yaklaşımdır “kelebek etkisi”. Bu teze göre başlangıç verilerinde yapılacak küçük bir değişiklik basit ve öngörülemez sonuçlar yaratabilir. Bunun anlamı Himalayalar’da bir kelebeğin kanat çırpmasının Kaliforniya’da bir kasırgaya yol açması gibi bir şeydir.

Fotoğraftaki pasta kızımın ilk sahne deneyiminin şerefine yapıldı . Yani henüz birinci konser, ikincisi de olur mu olur. Bu sevimli grubun adı da meymene mesmene.



Ankara Kızılayda minik bir salonda beş tane kelebekciğin çırptıkları kanat gelecekte neler gösterir bilinmez...

*Bu arada, Edward Lorenz’in araştırmasında konu edinilen hayvan kelebek değil martıydı. Fakat kelebeğin daha romantik bir hayvan ve grafiklerde görünen silueti nedeniyle araştırma kelebek etkisi olarak tanımlandı.

24 Mart 2012 Cumartesi

HOŞ GELDİN NİHAN !

Bugün bize çok ağır (!) bir misafir geldi. En az 3 kilo. Hem de kırk günlük bir ömre sahip. Az değil. 40 gün.


Hoş geldin Nihan. Yumurtan kadar bereketli, çikolatan kadar - pastan kadar tatlı ol !!


 


YAŞAMA SIRASI SENDE …

 

14 Mart 2012 Çarşamba

14 Mart Tıp Bayramı Kutlu Olsun

1901 yılında Balıkesir'in Savaştepe bucağında doğmuştur Hikmet Boran. Posta-Telgraf memurlarından Hakkı Bey’in oğludur. 1922 yılında askerî Tıp Fakültesi'nden mezun olan Hikmet bey; sıcak savaş yıllarından sonra hayatını genel cerrah olarak sürdürmüş, yakalandığı veremden kurtulamayarak genç yaşta vefat etmiştir. Orhan Boran'ın babasıdır.

1919'un Mart ayında İstanbul'da, tıbbiye öğrencileri İngiliz birlikleri tarafından işgal edilen okulları Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’yi kurtarmak için çare aramaktadırlar. Okulun kuruluş yıldönümü olan 14 Mart'ı topluca kutlamaya karar verirler. Asıl amaçları batılı işgal kuvvetlerine karşı ayaklanmaktır. Aynı gün, tıbbiye 3. sınıf talebesi olan Hikmet Bey önderliğinde tıp okulu öğrencileri işgali protesto için toplanırlar, devrin ünlü doktorlarının da destek vermesiyle Tıp Bayramı, bir yurt savunma hareketine dönüşür. İşgal kuvvetleri, olaya müdahale ederlerse de durduramazlar.

Bu nedenle 14 Mart; tıp camiasının emperyalist güçlerin karşısına resmen çıkışının yıldönümü olarak bugünkü Tıp Bayramı'nın pek de bilinmeyen kutlanma nedenidir.

KUTLU OLSUN !!

Kızımın da aralarında bulunduğu çalışkan :) tıp öğrencilerine kurabiyelerimle tebessüm ettirebildiysem ne mutlu !!